Tüm Tahlil Sonuçlarını Okuma, Değerlendirme ve Yorumlama

kan tahlili3

Hepimiz hayatımızda en az 1 kez hastahaneye gitmişizdir. Eskiden teknoloji bu kadar gelişmemişti, Doktorlar hastalarında bulunan hastalık belirtilerine bakarak teşhis koyuyor, bu teşhise göre tedavi uyguluyorlardı. Bazı hastalık belirtileri birbirine oldukça yakın olduğu için bazen yanlış teşhis sonucu yanlış tedavi uygulanan hastaları hepimiz televizyonlardan izlemişizdir.

kan tahlili1
kan tahlili1

Teknolojinin gelişmesinin en olumlu yansımaları şüphesiz sağlık alanında meydana gelmiştir. Öyle ki artık kolumuza taktığımız akıllı saatler ile nabız ve vucut ısımızı ölçebiliyoruz.

Teknolojinin sağlık alanına kazandırdığı en önemli katkılardan birisi ise hastalıkların teşhis ve tedavi sürecinde hayati öneme sahip olan TAHLİL cihazlarıdır. Öyleki tam teşekküllü bir devlet hastanesinde a’dan z’ye bütün kan ve idrar tahlilleri yaprılılabilmektedir.

Bu makalemizi okuduktan sonra Hemogram tahlil sonuçları nelerdir? Hemogram tahlil sonuçlarını nasıl anlarım? Tahlil sonuçları neyi ifade ediyor? İdrar tahlili sonuçları neyi gösterir? hormon tahlil sonuçları nasıl yorumlanır? tahlil sonuçlarına göre hastalık analizi. tahlil sonuçlarımı nasıl yorumlarım? gibi sorulara cevap bulabilirsiniz.

Bu konuda daha önce yazdığımız makalelerimize aşağıdan göz atabilirsiniz,

Laboratuvar Tahlil Sonuçlarını Okuma Ve Anlama (Hemogram – Kan Sayımı)

Laboratuvar Tahlil Sonuçlarını Okuma Ve Anlama(Hormon – Elisa)

Laboratuvar Tahlil Sonuçlarını Okuma Ve Anlama(Biyokimya)

Laboratuvar Tahlil Sonuçlarını Okuma Ve Anlama(Tam İdrar Tahlili)

Bu makalemizde herhangi bir hastanede yapılan bütün tahlillerde tespit edilen değerlerin ne anlama geldiğini tek başlık altında toplayacağız.

Hemogram: Tam kan sayımı anlamına gelmektedir.


RBC:
 Oksijen taşıyan hücrelerdir. Kırmızı kan hücrelerinde bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır.

HGB: (Hemoglobin) Kanda bulunan toplam hemoglobin miktarını göstermektedir. Kanda mevcut bulunan oksijen ile birleşmiş alyuvarları göstermektedir. (Anemilerde hemoglobin düşer.)

HCT: (Hematokrit) Kandaki eritrosit ve hemoglobin miktarını gösteren değerdir. (Anemi, lösemi, kan kaybı gibi durumlarda azalırken vücudun su kaybettiği durumlarda (örneğin ishal) veya polisitemi’de artar.)

PLT: (Platelets) yani  kanda bulunan trombosit sayısıdır. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücreleri göstermektedir. Demir eksikliği anemisi ve akut enfeksiyonlarında kandaki trombosit miktarına bakılır.

MPV:(mean corpuscular volume)  Kanda bulunan trombositlerin ortalama büyüklüğünü göstermektedir. (Oksijen taşıyan hücrelerin ortalama büyüklüğüdür. MCV düşükse eritrositler daha ufaktır, yüksekse daha genişlemişlerdir. örneğin demir eksikliği anemisi’nde eritrositler küçülür dolayısıyla mcv değeri düşük çıkar. B12 vitamini eksikliği anemisinde ise eritrositler büyümüştür, MCV yüksektir.)

PDW: Kandaki trombositlerin dağılım genişliğini göstermektedir.

MCV: Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğünü göstermektedir. Tam kan sayımında önemli olan bulgulardan bir tanesidir.

MCH: Eritrositleri yani kandaki kırmızı kan hücrelerindeki toplam hemoglobin miktarını göstermektedir.

MCHC: Eritrosit hemoglobin konsantrasyonu yüzde olarak ifade eden değerdir.

RDW: Eritrositlerin dağılımındaki genişliği göstermektedir.

WBC (White Blood Cells-Leukocytes): Beyaz kan hücrelerinin lökosit sayısı. Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir. (Enfeksiyon hastalığı veya lupus gibi kronik iltihabi hastalıklarda yükselir. Ayrıca lösemi’de yükselir.
çok düşükse lökosit yapımını bozan ciddi bir hastalık vardır. örneğin bazı kanserlerde, kemik iliği hastalarında, AIDS’te lökosit miktarı (WBC) düşüktür.)

CRP: C Reaktif Protein. Normalde insan vücudunda düşük değerlerde bulunan bir proteindir.

PNL: Nötrofiller. Bakteryel enfeksiyonların arttığı durumlarda oranı yüksektir.

NE%: Nötrofil yüzdesi. Bu hücrenin ana işlevi, vücuda zararlı olan yabancı materyalleri bulmak ve tahrip etmektir.

LY% – Lymphocytes: (Lenfositler): Lenfosit yüzdesi. Bu hücreleri bağışıklık yanıtının humoral kısmını oluştururlar. Viral enfeksiyonlarda ve bazı kronik hastalıklarda artar. AIDS’te düşer.

MO%: Monosit yüzdesi. Bu hücreler fagositoz yapma yeteneğindedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan bağışıklık sisteminin regulasyonunda önemli rol oynarlar.

EO% – Eosinophils: (Eozinofiller): Eozinofil Yüzdesi. Yabancı maddeleri yok etme görevinde olan hücrelerin yüzdesini gösterir. Allerjide ve parazitik hastalıklarda yükselir.

BA%: Bazofil Yüzdesi. Bazofillerin de fagositoz yeteneği vardır ama asıl fonksiyonunu, çeşitli maddeler salgılayarak gösterir.

kan tahlili3
kan tahlili3

 

ALBUMIN

Normal Değerler : 3.5-5.5 g/dL
Açıklama : Albümin karaciğerde sentezlenen bir protein türevidir. Sağlıklı yetişkin karaciğerinde günde 12-14 gram kadar albümin sentezi yapılır. Sağlıklı kişilerde rutin olarak albümin bakılmasına gerek yoktur. Sağlıklı bir kişide albümin düzeyinin biraz yüksek ya da düşük çıkması da klinik bir önem taşımaz. Kan albümin düzeyi ölçümü özellikle ödemi olan, karaciğer hastalığı bulunan veya beslenme bozukluğu düşünülen kişilerde önem taşır.

Artığı Durumlar : Albümin düzeyinin yüksek ölçülmesi genellikle vücuttan su kaybı bağlıdır. önemli değildir.

Azaldığı Durumlar : Yaşlı insanlarda, karaciğer hastalığı olanlarda ve beslenme bozukluğu bulunan kişilerde albümin azalır. Bazı hastalarda idrar ya da bağırsak yolu ile albümin kaybı gerçekleşmektedir. Sonuçta albüminin kan düzeylerinde azalma (hipoalbüminemi) kan onkotik basıncının düşmesine bu da dokular arasında sıvı birikimine neden olarak özellikle bacaklar ve sırtta ödeme neden olur.

ALKALEN FOSFATAZ – ALP

Normal Değerler : 30-1 20 U/L
Açıklama : Vücutta neredeyse bütün dokularda bulunan ama ne iş yaptıkları tam anlaşılamamış bir enzimdir. Normal yetişkinde kanda ölçülen ALP ın yarısı karaciğer yarısı da kemik kökenlidir. ALP özellikle safra akımının durması ya da yavaşlamasına bağlı olarak görülen karaciğer hastalıkları için iyi bir testtir.

Arttığı Durumlar : çocuk ve gençlerde hızlı kemik büyümesi nedeniyle normal yetişkine göre ALP değerleri 2-4 kat daha fazla olabilmektedir. Yine doğuma yakın gebelerde de plasenta tarafından sentezlendiğinden ALP değerleri yüksektir. Safra yollarındaki tıkanma sonucu ALP değerleri yükselir. Ayrıca kemik hastalıklarında da (özellikle Paget hastalığı) ALP değerleri yükselir. Pek çok da ALP düzeylerini yükseltebilir, bu nedenle ALP yüksekliği çoğu zaman bir hastalık belirtisi olmayabilir.

AMILAZ

Normal Değerler : 60-180 U/L
Açıklama : Amilaz pankreas, tükürük bezleri ve bazı tümörlerden (örn. akciğer) salınmaktadır. Kandaki amilazın genellikle üçte biri pankreas, üçte ikisi ise tükürük bezleri kaynaklıdır. Dolaşıma giren amilaz esas olarak böbrekler aracılığıyla vücuttan atılmaktadır.

Arttığı Durumlar : Yüksek kan amilaz düzeyi pankreatitte meydana gelir. Ayrıca karın ağrısıyla ortaya çıkan bazı acil hastalıklarda, şiddetli şeker komasında, kabakulakta, morfin enjeksiyonundan sonra da amilaz düzeyleri bir miktar yükselebilmektedir.

Azaldığı Durumlar : Amilaz değerinde düşüklüğün bir klinik önemi yoktur

ASIT FOSFATAZ

Normal Değerler : 0-5.5 U/L
Açıklama : Esas olarak prostat, karaciğer, kemik ve bazı kan hücrelerinde bulunmaktadır. ölçümü özellikle prostat hastalıklarının tanı ve tedavisi için kullanılmaktadır. Bu amaçla prostatik asit fosfataz denilen fraksiyonu ölçülür. Normalde asit fosafataz kanda pek az miktarda bulunur.

Arttığı Durumlar : özellikle prostat kanserlerinde kan düzeyleri belirgin olarak yükselmektedir. Yine de rektal muayeneden sonra, idrar sondası takılmasıyla ve hatta kabızlık ile birlikte de yükselebileceği unutulmamalıdır.

Azaldığı Durumlar : yok

BILIRUBIN

Normal Değerler : Direkt : 0.1-0.3 mg/dL
Indirekt : 0.2-0.7 mg/dL
Açıklama : Kan dolaşımında bulunan kırmızı kan hücreleri yaklaşık 120 günlük bir süre sonunda ömürlerini tamamlar ve çoğunluğu dalakta olmak üzere parçalanırlar. Açığa çıkan bilirubin karaciğere götürülür. Karaciğer özel bir işlemle bilirubini suda çözünebilen bir hale getirir ve safra yoluyla bağırsağa atar. Karaciğerde bu işleme maruz kalmış bilirubine direk, henüz işlem görmemiş bilirubine ise indirek bilirubin denilir.

Arttığı Durumlar : Bu sistemin herhangi bir noktasında meydana gelebilecek bir aksama kan bilirubin düzeyinin yükselmesine neden olur. Bu aksamalar; kırmızı kan hücrelerinde aşırı yıkım, karaciğer hastalıkları ve safra yolu tıkanıklıklarıdır. Sonuçta kan bilirubin seviyesi yükselecek ve koyu sarı ten rengiyle tipik sarılık ortaya çıkacaktır.

Azaldığı Durumlar : yok

FOSFOR

Normal Değerler : 3 – 4,5 mg/dL
Açıklama : Fosfor insan hücresinde asit-baz dengesi, kalsiyum metabolizması gibi çok önemli reaksiyonlarda rol oynayan bir maddedir. Vücuttaki fosforun %85 kadarı kemikte fosfat formunda depolanır. Kan düzeyi kan kalsiyum ve kan pH değişimlerinden etkilenmektedir. Kalsiyumda olduğu gibi bağırsaktan emilimi, idrarla atılımı ve hücre içine toplanması ya da hücreden bırakılması gibi düzenlemelerle kan düzeyi ayarlanmaktadır.Yine kalsiyum gibi parathormondan etkilenmektedir. Yemeklerden sonra düzeyi değiştiğinden 12 saatlik açtıktan sonra ölçümü yapılmalıdır.

Arttığı Durumlar : Hipoparatiroidide fosfor artar.

Azaldığı Durumlar : Hiperparatiroidi durumunda değerleri azalır.

GLUKOZ (KAN SEKERI)

Normal Değerler : 75-115 mg/dL
Açıklama : şeker hastalığı tanısı için 12-14 saat açlıktan sonra kan glukozu ölçülür. Yüksekse test tekrarlanır. Yine yüksekse yemekten tam 2 saat sonra yeniden ölçülür. Bu da yüksekse glukoz tolerans testi yapılmalıdır.

Arttığı Durumlar : Kanda şeker yüksekliği ise şeker hastalığını gösterir.

Azaldığı Durumlar : Hipoglisemiyle seyreden hastalıklar

HEMOGLOBIN VE HEMATOKRIT

Normal Değerler :
Hemoglobin: 14-18 g/dL (erkek); 12-16 g/dL (kadın)
Hemotokrit: % 42-52 (erkek); %36-46 (kadın)

Açıklama : Hemoglobin ve hematokrit sıklıkla beraber istenen ve kanın oksijen taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan testlerdir. Hemoglobin kırmızı kürelerde bulunan ve temel olarak oksijenin taşınmasından sorumlu maddedir. Hematokrit ise kırmızı kürelerin kan içerisindeki yüzdesini gösterir. Genellikle hematokrit değeri hemoglobin değerinin üç katıdır. Hemoglobin ve hematokrit bebeklerde, gebe kadınlarda, bakım evlerinde yaşayan yaşlılarda, adet gören kadınlarda mutlaka kontrol edilmelidir. Bu testlerin en önemli yanı aneminin tespit edilebilmesini sağlamasıdır.

Arttığı Durumlar : Polisitemilerde, doğuştan var olan kalp hastalıklarında, aşırı su kaybında yüksektir. Orak hücre anemisi gibi kırmızı küre şekil bozukluklarında hemotokrit hatalı olarak yüksek çıkar, bunlarda hemoglobin miktarına bakılmalıdır.

Azaldığı Durumlar : Anemilerde

TRANSAMINAZLAR

Normal Değerler : Aspartat (AST, SGOT) : 0-35 U/L
Alanin (ALT, SGPT) : 0-35 U/L
Açıklama : Transaminazlar karaciğer hücrelerinde bulunan enzimlerdir. Karaciğer hasarında hücre dışına sızarlar.
Arttığı Durumlar : Kan seviyelerinin yükselmesi, karaciğer hasarına bağlı olarak bu iki enzimin hücre dışına sızması anlamını taşımaktadır. Genellikle bu enzimlerin kan seviyeleri karaciğer hasarının şiddetini yansıtır.ALT karaciğere daha özgül iken, AST kalp ve iskelet kası harabiyetinde de yükselmektedir. Bu nedenle AST aynı zamanda myokard enfarktüsünün izlenmesinde de kullanılmaktadır. Karaciğerin hastalıklarında alkole bağlı karaciğer hasarı hariç ALT, AST den daha yüksektir.

Azaldığı Durumlar : ALT ve AST değerlerinin normalden düşük olması nadiren görülen bir durumdur. Eğer bilinen bir karaciğer hastalığı yoksa genellikle önem taşımaz.

URE

Normal Değerler : 5 – 25 mg/dL
Açıklama : Protein metabolizmasının bir ürünüdür ve böbrekler yoluyla idrarla atılır. Sıklıkla kan üre azotu (BUN) olarak ölçülür. Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmede önemli bir ölçüttür. Ancak böbrek fonksiyonları dışında vücuttaki azot yükü, günlük sıvı alımı ve idrar akım hızından da etkilendiğinden tek başına karar verdirici değildir.

Arttığı Durumlar : Böbrek fonksiyon bozukluğu dışında kalp yetmezliği, tuz ve su alımındaki dengesizlikler (kusma, ishal, sık idrara çıkma, terleme), bağırsaklarda kanama, stres, yanıklar, diyetle fazla protein alımı ve akut myokard enfarktüsü gibi nedenlerle de kan değerleri yükselebilmektedir.

Azaldığı Durumlar : Karaciğer yetmezliği, kaşeksi (aşırı kilo kaybı), nefroz (bir böbrek hastalığı)

URIK ASIT

Normal Değerler : Erkek : 2.5-8.0 mg/dL
Kadın : 1.5-6.0 mg/dL

Açıklama : ürik asit, vücudun genetik yapı taşları olan DNA ve RNA nın yapısında bulunan purin adındaki maddelerin metabolizmasının son ürünüdür.

Arttığı Durumlar : Diyetle fazla protein alımı, vücutta üretim artışı (malin hastalıklar, doku harabiyeti, açlık) ya da böbrek fonksiyon bozukluğu gibi bir nedenle vücuttan uzaklaştırılamaması durumlarında kanda ürik asit düzeyi yükselir. Yüksek düzeydeki ürik asidin kristaller halinde çeşitli dokularda biriktiği düşünülmektedir. Bu dokular özellikle eklem sıvıları ve böbreklerdir. Eklem sıvılarında ürik asit kristallerinin birikimiyle oluşan ağrılı hastalığa GUT hastalığı denilir. Böbreklerde oluşan birikim ise böbrek yetmezliği ve idrar yollarında taş hastalığına yol açar.

Azaldığı Durumlar : Diğer analiz sonuçları normal ise düşük genelde önemli değildir.

Hormon Tahlili:

T4 : Total T4
Tiroid fonksiyonları değerlendirilir.Hipertiroidide artarken, hipotiroidide azalır. Tiroksin replasman tedavisi alan kişilerde TT4 yüksek bulunabilir. T4 otoantikorlarının bulunduğu durumlarda ise TT4 yüksek, TT3 normal çıkabilir.

T3: Total T3
Tiroid fonksiyonları değerlendirilir. Hipertiroidide (tiroid bezinin çok çalışması) artarken, hipotiroidide (tiroid bezinin yetersiz çalışması) azalır. Kronik hastalığı olan veya uzun süre hastanede yatmış olan hastalar ötiroid olsalar bile TT3 düzeyi düşük bulunabilir. T3 otoantikorlarının bulunduğu durumlarda ise TT3 yüksek, TT4 normal çıkabilir.

FT3: Serbest T3
Tiroid fonksiyonları değerlendirilir. Hipertiroidizm ve T3 tirotoksikozunda (tirotoksikoz = kanda ani olarak tiroid hormonlarının yükselmesi) serum FT3 düzeyi artarken, hipotiroidizmde azalır. Ayrıca kronik hastalığı olan veya uzun süre hastanede yatmış olan kişiler ötiroid olsalar bile FT3 düzeyi düşük bulunabilir.

FT4: Serbest T4
Tiroid fonksiyonları değerlendirilir. Hipertiroidizmde serum FT4 düzeyi artarken, hipotiroidizmde azalır.

TSH: Tiroid-Stimulating Hormon (Tiroid Uyarıcı Hormon)
Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve tedavi takibinde kullanılır. Hipotroidizmde TSH düzeyi artarken hipertiroidizmde TSH düzeyi azalır.

E2: Estradiol
Vücuttaki en potent endojen östrojendir. Ovülasyon indüksiyonunun takibi ve erkeklerde jinekomastinin değerlendirilmesinde kullanılır.

ß-HCG: Beta HCG
Gebeliğin teşhisi, ektopik gebelik şüphesinin değerlendirilmesi ve in vitro fertilizasyon (vücut dışındaki özel bir ortamda döllenme) hastalarının takibinde kullanılır. Ayrıca testis tümörü ve overin germ hücreli tümörlerinin değerlendirilmesi ve takibinde de kullanılır.

FERR: Ferritin
Demir eksikliği anemisi, kronik hastalık anemisi, talasemi (Akdeniz anemisi), hemakromatozis ve demir yükleme tedavisinin takibinde kullanılır. Karaciğer hastalıklarının varlığında demir eksikliği olmasına rağmen ferritin normal düzeyde bulunabilir. Ayrıca akut faz reaktanlarından biridir.

B12: Vitamin B12
Hematopoezis ve normal nöronal fonksiyonlar için gereklidir. Kronik böbrek yetmezliği, konjenital kalp yetmezliği, diabetes mellitus ve karaciğer hastalıklarında vitamin B12 düzeyi yüksekken vejetaryenlerde düşüktür.

FOL: Folik Asit
Folat eksikliğinin tanı ve tedavisi takibi ile megaloblastik ve makrositik anemilerin değerlendirilmesinde kullanılır. Diyetle folat alımının azalması, hemodiyaliz, gebelik ve fenitoin vb. bazı ilaçlar folat düzeyini düşürürken, vejetaryen diyet ile folat düzeyi artar.

AFP: Alfa-Fetoprotein
Hepatoselüler ve germ hücreli karsinomlarda (karsinom = kötü huylu tümör) kullanılan bir tümör belirleyicisidir. Bazı kanserlerde de ( pankreas, mide, kolon, akciğer v.b.) AFP düzeyi yükselebilir. Siroz, hepatit ve alkolik karaciğer hastalığı gibi durumlarda da AFP seviyesinde artış olabilir.

CEA:
Kolon, rektum, akciğer, meme, karaciğer, pankreas, prostat, mide ve over kanserlerinde CEA düzeyi artar. Özellikle kolorektal kanserler ve ileri evre meme kanserlerinde takipte kullanılabilir. Sigara içenlerde CEA düzeyi yüksektir. Bu yüzden tarama testi olarak kullanılması doğru değildir.

CA 125:
Özellikle over malignitelerinin (yumurtalık kanseri) takibinde kullanılan bir tümör markeri yani bir tümör belirleyicisidir. Ayrıca sağlıklı insanların %1’inde CA 125 düzeyi yüksek olabilir. Tarama testi olarak kullanılmamalıdır.

CA 15–3:
Meme kanserinin tanı ve tedavi takibinde kullanılır. Özellikle metastatik meme kanserlerinin (diğer organlara yayılmış olan meme kanseri) %80’inde CA 15–3 düzeyi artar. Ayrıca diğer bazı kanserlerde (pankreas, akciğer, over, kolon, karaciğer v.b.), hepatit, siroz ve tüberkülozda CA 15–3 düzeyi yükselebilir. Tarama testi olarak kullanılmamalıdır.

CA 19–9:
Tüm gastrointestinal sistem kanserleri ve diğer adenokarsinomlarda CA 19–9 düzeyi artar. CA 19–9 düzeyi ile tümör kitlesi arasında ilişki yoktur. Ayrıca siroz gibi bazı durumlarda CA 19–9 düzeyi yüksek görülebilir. Tarama testi olarak kullanılmamalıdır.

PSA: Prostat-Spesifik Antijen
Prostat hastalıklarının (özellikle prostat karsinomları ve benign prostat hiperplazisi) tanı ve takibinde kullanılır.

Free PSA: Serbest PSA
Prostat hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.

Total Testosteron Seviyesi (T)
DHEA-SO4
17-alfa-OH-P (17-alfa-hidroksi-progesteron)

Bu üç test Polikistik Over (PKO) hastalığının tanısında kullanılır.

kan tahlili4
kan tahlili4

Biyokimya Tahlili

CA: Kalsiyum
Endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır. Ayrıca kemik için de önemlidir. Kemik metastazları, akromegali gibi durumlarda kalsiyum düzeyi artarken D vitamini eksikliği, magnezyum eksikliği, kronik böbrek yetmezliği gibi durumlarda kalsiyum düzeyi azalır.

PHOS: Fosfor
Fosfor metabolizmasının ve kalsiyum-fosfor dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır. Normal Değerler : 0-5.5 U/L . Böbrek yetmezliği ve akromegali gibi durumlarda fosfor düzeyi artarken D vitamini eksikliği ve kusma gibi durumlarda fosfor düzeyi azalır.
Fosfor insan hücresinde asit-baz dengesi, kalsiyum metabolizması gibi çok önemli reaksiyonlarda rol oynayan bir maddedir. Vücuttaki fosforun %85 kadarı kemikte fosfat formunda depolanır. Kan düzeyi kan kalsiyum ve kan pH değişimlerinden etkilenmektedir. Kalsiyumda olduğu gibi bağırsaktan emilimi, idrarla atılımı ve hücre içine toplanması ya da hücreden bırakılması gibi düzenlemelerle kan düzeyi ayarlanmaktadır.Yine kalsiyum gibi parathormondan etkilenmektedir. Yemeklerden sonra düzeyi değiştiğinden 12 saatlik açtıktan sonra ölçümü yapılmalıdır.
Fosfatın Artığı Durumlar : Hipoparatiroidide fosfor artar , Fosfatın Azaldığı Durumlar : Hiperparatiroidi durumunda değerleri azalır.

UREA: Üre
Böbrek fonksiyon testlerinden biridir. Protein metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.Normal Değerler : 5 – 25 mg/dL. Düz tüpün yanı sıra 24 saatlik ya da spot idrar ile de çalışılabilirYüksek proteinli diyet gibi durumlarda üre düzeyi artarken düşük proteinli diyet, gebeliğin son dönemleri ve ağır karaciğer hastalıkları gibi durumlarda üre düzeyi azalır.

GLU: Glikoz
Karbonhidrat metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır. Normal Değerler : 75-115 mg/dL . Açlık kan şekeri olarak ölçülür.

TP: Total Protein
Böbrek ve karaciğer hastalıklarının takibinde kullanılır. Kronik karaciğer hastalıkları ve yanık gibi durumlarda total protein düzeyi azalır.

HB: Hemoglobin
Anemi, kan kaybı vb. durumların değerlendirilmesinde kullanılır. Egzersiz, yanık, aşırı kusma ve yüksek rakım gibi durumlarda hemoglobin miktarı artarken anemi gibi durumlarda miktarı azalır. index

UA: Ürik Asit
Gut ve diğer pürin metabolizma bozukluklarının tanı ve takibinde kullanılır. Normal Değerler : Erkek : 2.5-8.0 mg/dL , Kadın : 1.5-6.0 mg/dL. Gut, böbrek yetmezliği, lösemi ve ağır egzersiz gibi durumlarda ürik asit düzeyi artar.

BİL-D: Bilirubin (Direk)
Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır. Normal Değerler : 0-5.5 U/L. Bilirübin kandaki eritrosit (kırmızı küre) lerin parçalanması sonucu ortaya çıkar. Bazı metabolik hastalıklar, karaciğer hastalıkları, safra yolları hastalıkları, yada kan kırmızı kürelerin vücutta hızlı yıkılmalarını takiben kanda değerleri yükselebilir.

BİL-T: Bilirubin (Total)
Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır. Normal Değerler : 0-5.5 U/L Bilirübin kandaki eritrosit (kırmızı küre) lerin parçalanması sonucu ortaya çıkarBazı metabolik hastalıklar, karaciğer hastalıkları, safra yolları hastalıkları, yada kan kırmızı kürelerin vücutta hızlı yıkılmalarını takiben kanda değerleri yükselebilir.

SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT:
Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından istenilir. Örneğin alkol bağımlılarında, bu testler bakıldığında istenilen değerlerin yükseldiği görülür. Fiziksel muayenesinde karaciğer ağrılı olabilir.

GGT:
(gama-Glutamil-Transferase) olarak isimlendirilen değer böbrek, pankreas, karaciğer, safra kesesi ve prostat epitel (deri) dokusunun hücre mebranında bulunan bir enzimdir. GGT; alkol ve bazı ilaçların etkisi ile yada akut kolesistit ( kolon iltihabı), akut pankreatit( pankreas iltihabı), karaciğer nekrozu( karaciğer dokusunun kansız kalması), ve karaciğer metastazlarında artış gösteren bir enzimdir.

SGOT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıklarında yükselebilir.
SGPT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve bazı maddelerin (ilaçlar) karaciğerdeki toksik etkileri ile kandaki değeri artabilir. Tüm bu testler genellikle karaciğerden kaynaklanan hastalıkların şüphe edilmesi durumda kanda bakılan testlerdir.

ALT: Alanin Aminotransferaz
Karaciğer fonksiyon testlerinden biridir. Siroz, akut hepatit gibi karaciğer hastalıkları, kalp krizleri, kullanılan bazı ilaçlar, kas zedelenmeleri, akut ve böbrek yetmezliği gibi durumlarda ALT düzeyi artar.

AST: Aspartat Aminotransferaz
Bütün vücut dokularında bulunmakla beraber, karaciğer, kalp ve iskelet kası en çok bulunduğu hücre içi olarak yer alan bir enzimdir. Herhangi bir nedene bağlı olarak karaciğer hücre zedelenmesi veye hasarı, kalp ve iskelet kası travması, kalp yetmezliği ve ağır egzersiz gibi durumlarda miktarı artar.Bununla birlikte böbrek yetmezliği ve B vitamini eksikliklerinde düzeyi azalabilir.

GGT (GAMAGLUTAMİLTRANSFERAZ)
Karaciğer hastalıklarında ve özellikle alkole bağlı karaciğer hastalıklarında daha değerli bir enzimdir. Ayrıca safra kesesi taşı, bu taşa bağlı safra yolları tıkanıklığı, pankreas hastalıklarında da kan değeri yükselir..

ALP: Alkalen Fosfataz
Karaciğer, safra kesesi ve kemik dokusuna bağlı hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır. Normal Değerler : 30-1 20 U/L Siroz, gebelik ve çocukların büyüme dönemlerinde ALP düzeyi artar. Karaciğer ,pankreas hastalıklarında, safra yollarının taş ile tıkanmasında Paratiroid bezin fazla çalıştığı durumlarda, bazı kemik hastalıklarında değerleri yükselebilir.

LDH: Laktat Dehidrogenaz
Kalp ve karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılır. Orak hücre anemisi ve lenfoma gibi durumlarda miktarı artar.

HDL, LDL
Koroner kalp hastalığı riskinin değerlendirilmesinde kullanılır.Kan kolesterol seviyesi parmak ya da kolunuzdan alınan kan örneğinden ölçülür. Bu testte total kolesterol ve iyi kolesterol (HDL) seviyeniz belirlenir. Kan testi öncesi aç olmanız ya da özel bir şey yapmanız gerekmez. Ancak bu verilerin sonucunda kötü kolesterol (LDL) seviyesinin direkt ölçümü gerekebilir, bu test için aç olmanız şarttır. Kötü kolesterol seviyesi doktorunuza kalp hastalığı riskinizle ilgili daha fazla bilgi verir ve tedaviyi belirlemede yardımcı olur.

TK: Total Kolesterol

VLDL-K: VLDL Kolesterol
Lipit metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

CK-MB: Kreatin Kinaz (CK)
İskelet ve kalp kasında dejenerasyona yol açan durumların değerlendirilmesinde kullanılır. Ağır egzersiz, gebeliğin son dönemleri ve doğum gibi durumlarda miktarı artar.

AMYL: Amilaz
Pankreas fonksiyon testlerinden biridir. Normal Değerler : 60-180 U/L. Alkol kullanımı miktarını artırırken pankreas yetmezliği amilaz düzeyini azaltır.Başlıca üretim yeri pankreas olması sebebiyle özellikle akut pankreatit, kronik pankreatit, kolesistit gibi rahatsızlıklarda kan değeri yükselir.

TG: Trigliserid

FE: Demir
Her türlü anemi, demir eksikliği ve demir zehirlenmesinin değerlendirilmesinde kullanılır. Demir eksikliği anemisi gibi durumlarda demir düzeyi azalır.

Sodyum
Elektrolit ve su dengesinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Potasyum
Elektrolit ve asit-baz dengesinin değerlendirilmesi ile böbrek fonksiyonlarının takibinde kullanılır. Trombositoz, lösemi, hemoliz, doku hasarı, akut böbrek yetmezliği, ağır egzersiz ve şok potasyum düzeyini artırırken kronik açlık ve kusma ise düşürür.

Klorür
Elektrolit dengesi ve asit-baz ile su metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır. Aşırı kusma gibi durumlarda miktarı azalır.

Magnezyum
Mg metabolizması ve elektrolit dengesinin değerlendirilmesi ile gebelikte hipertansiyon (preeklampsi) tedavisi uygulanan hastaların takibinde kullanılır. Gebelikte Mg düzeyi düşer.

Kreatinin
Böbreğin çalışması hakkında bize bilgi verir.Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır. Böbrek hastalıkları ve şok kreatinin düzeyini artırır. Böbrek hastalıkları ve yetmezliklerinde, enfeksiyon ve sıvı kayıplarında, böbrek sonrası üriner sistem tıkanıklıklarında kan değeri yükselir.

Kreatinin Klerensi
Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde ve böbrek hastalıklarının takibinde kullanılır. Burada ise böbrek hastalıkları ve şok kreatinin klerensi düzeyini azaltır.

AKŞ: Açlık Kan Şekeri
Karbonhidrat metabolizmasının değerlendirilmesinde kullanılır.

TKŞ: Tokluk Kan Şekeri
Genelde yemeğin 2. saatinde bakılır.

OGTT ve OGL: Şeker yüklemeleri

Albumin
Albumin; Karaciğer tarafından sentezlenen ve pek çok iyon, metabolit, ilaçları bağlayan bir proteindir. Sağlıklı yetişkin karaciğerinde günde 12-14 gram kadar albümin sentezi yapılır. Karaciğer sirozu, malnutrisyon dediğimiz bir tür beslenme bozuklukları , kanser hastaları gibi pek çok hastalıkta albümin değeri düşer.

Lipaz
Pankreas fonksiyon testlerindendir.

DBK: Demir Bağlama Kapasitesi
Serum demir düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Transferrin: Plazmada demir transportunu sağlayan major proteindir. Demir eksikliği anemisi, gebelik ve östrojen kullanımında transferin düzeyi artar.

Trombosit sayısı
Kanın pıhtılaşmasını sağlayan şekilli elemanlardır. Eksikliğinde kan yeterli sürede pıhtılaşmayacağı için ağır kanamalara neden olabilir. Bu nedenle trombosit değeri vücut için önemli bir bulgudur. Eksikliğinde periferik yayma denilen ikinci bir test ile trombositlerin durumu incelenir. index Operasyon yada doğum gibi kanamanın fazla olabileceği uygulamalardan önce KZ ( Kanama Zamanı) ve PZ (Pıhtılaşma Zamanı) olarak adlandırılan iki test daha yapılarak kişinin kanamaya karşı direnci ölçülür. KZ ve PZ testleri parmağa batırılan lancet( steril iğne) ile çıkan kanın hangi sürede duracağı hesaplanarak yapılır.

Hepatit Tahlilleri
Hepatit Paneli ( Eliza )
HBsAg:
Akut veya kronik HBV (Hepatit B Virüsü) enfeksiyonlarının tanısında kullanılır. HBV enfeksiyonu sırasında serumda ortaya çıkan ilk serolojik markerdir. HBsAg’nin 6 aydan uzun süre bulunması kronik taşıyıcılık veya kronik karaciğer hastalığının göstergesidir.

Anti-HBs:
HBV’ ye karşı immünitenin tespitinde kullanılır. HBV enfeksiyonunun bitişiyle beraber (HBsAg kaybolduktan sonra) anti-HBs oluşur. Ayrıca HBV aşılamasından sonra immünitenin tespitinde de kullanılır.

Anti-HAV IgM:
Akut HAV enfeksiyonunun tanısında kullanılır. 15–45 günlük bir inkübasyonu takiben semptomların ortaya çıkması ile beraber kanda görülür ve genelde 3–6 ay pozitif kalır.

Anti-HAV Total:
Hepatit A’ya karşı immünitenin olup olmadığının değerlendirilmesinde kullanılır.

HBeAg:
HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. Enfeksiyonun erken evrelerinde, HBsAg’den sonra ortaya çıkar. Virüste aktif viral replikasyonun olduğunu gösterir.

Anti-HBe:
HBV enfeksiyonunun takibinde kullanılır. HBeAg ortadan kaybolduktan sonra görülür. Anti-HBe pozitif olan kronik taşıyıcıların karaciğer histolojileri ve karaciğer fonksiyon testleri genellikle normaldir.

Anti-HIV:
HIV tanısında kullanılır. (Aids)

Anti-HCV:
HCV enfeksiyonunun tanısında kullanılır. Genelde HCV enfeksiyonunun geç evresinde kanda bulunur. Anti-HCV’nin bulunması immüniteyi sağlamaz. Pozitif sonuçlar diğer yöntemlerle doğrulanmalıdır.

idrar tahlili
idrar tahlili

İdrar Tahlili

Sg: Dansite (Yoğunluk)
Referans aralığı 1.010 ¦ 1.020 arasındadır. Bu aralıklar dışında olduğunda Refraktometre adı verilen cihazla tekrar ölçüm yapılır. İdrarın soğutulması ve idrarda protein atımı dansiteyi artıran faktörlerdir.

LEU: Lökosit
İdrarda lökoside rastlanması patolojik etki olduğunu gösterir.

pH
Referans aralığı 4.8–7.4 arasında olmalıdır. Ortalama pH 6 olarak kabul edilebilir. Kan transfüzyonları, kusmalar, uzun süren soğuk banyo ve alkali yapıcı maddelerin fazla alımı idrar pH’ının artmasına neden olur. Şeker hastalığı, gut, lösemi, yüksek proteinli diyet, akut eklem romatizması, C vitamini eksikliği ve asidik ilaçların alınması idrar pH’ını azaltan nedenlerdir.

NIT: Nitrit
İdrarda nitrit bulunması nitrit üreten bakterilerin varlığını gösterir.

PRO: Protein
Genellikle hamilelerde görülür. Normalde sık rastlanmaz. Normal hastalarda rastlanması böbrek rahatsızlığını gösterir. Ayrıca idrarla atılan proteinin tipi tanı için önemlidir.

GLU: Glikoz
Negatif çıkması beklenir. Kanda aşırı derecede glikoz artarsa idrarda da çıkması beklenir. Ancak bazı hastalarda kanda glikoz fazla olsa bile idrarda görülmeyebilir. Şeker hastalığı, gebelik, uzun süre açlık ve kurşun zehirlenmesi idrarda glikoz düzeyinin artmasına neden olur.

ERY: Eritrosit
İdrarda kan olduğunu gösterir.

KET: Keton
Genellikle aç kişilerde ortaya çıkar. Hasta ne kadar aç ise keton o kadar yüksektir. Ayrıca diyabetli hastalarda da rastlanır. Ateş, ishal ve şiddetli kusmalar da idrarda keton miktarını artırır.

UBG: Ürobilinojen
Normal bir idrarda ürobilinojen değeri kalitatif olarak negatif iken, 24 saatlik idrarda 0,2,5 mg kadar tespit edilebilir.
Ürobilinojen, ürobilin, sterkobilinojen ve sterkobilin bilirubinnin yıkım ürünleridir. Normalde dışkıda bulunurlar. Karaciğerden safranın fazla atılımında, bu maddeler barsaktan emilirler ve idrarla atılırlar.

BIL: Bilirubin
Bilirubin, etçil hayvanların safrasındaki boya maddesidir. Normalde idrarda bulunmaz. Sarılık gibi durumlarda ortaya çıkar.

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

Yorum Yapmayı Unutmayınız...

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir