ARICILIĞIN DURUMU VE EKONOMİYE KATKILARI

ARICILIĞIN DURUMU VE EKONOMİYE KATKILARI

Nüfusun hızla arttığı günümüzde dengeli beslenme sorunu ortaya çıkmaktadır. Tarımsal alanların sınırlı olması nedeniyle birim alandan çok ve kaliteli ürün alabilmek için bilimsel ve teknolojik çalışmalar hızla yürütülmektedir. İnsanlar doğanın imkanlarından en iyi şekilde yararlanmaya ve mevcut kaynakları daha etkin bir biçimde kullanmaya çalışmaktadır.

Arıcılık özellikle gelir durumu düşük, az topraklı veya topraksız orman içi veya orman kenarı köylere gelir sağlaması açısından önemli bir faaliyettir. Kırsal kesimden kentlere göçün bir erozyon halini aldığı günümüzde kırsal kesim nüfusu bulunduğu yerde tutmaya en uygun tarımsal faaliyet arıcılıktır. Ayrıca fazla sermaye ve işgücü gerektirmemesi aynı zamanda herkesin yapabileceği, aile işgücünün en iyi değerlendirilebileceği kısa zamanda gelir getirebilen bir uğraşı olması bakımından da sosyo-ekonomik bir önem taşımaktadır.

Arıcılık son yıllarda hızla gelişen fazla bir yatırıma ve işgücüne ihtiyaç göstermeyen tarımsal bir faaliyettir. Dünyada 50 Milyon koloni bulunmakta, bir milyon ton civarında bal üretilmektedir. 2000 yılı  istatistiklerine göre ülkemizde ise 4.267.083 adet koloni bulunmaktadır. 65 bin ton bal üretilmektedir. Bu da  Dünya koloni varlığının yaklaşık % 10 gibi bir kısmını oluşturmaktadır. Koloni varlığı bakımından Çin ve Etiyopya’dan sonra 3. sırada , bal üretimi bakımından 4. sırada bulunmaktayız.

Arıcılık: Bitkisel kaynakları, arazi ve emeği birlikte kullanarak insanın var oluşundan bu yana beslenme ve sağlık amacıyla kullanmaktan vazgeçmediği bal, polen, arı sütü, propolis ve arı zehri gibi ürünler ile günümüzde arıcılığın önemli gelir unsurlarından olan ana arı, oğul, paket arı gibi canlı materyal üretme faaliyetleridir.

Arıcılığın temel öncelikleri değerlendirildiğinde şu önemli özellikleri ortaya çıkmaktadır:

  • Bal arıları, niteliği   ne olursa  olsun her   türlü arazide yetişen çoğu bitkiden nektar ve polen toplayarak bunları en değerli ve yararlı ürünlere dönüştürür. Arıcılık yapılmadığında bu kaynaklar boşa gitmektedir, başka şekilde değerlendirme şansı da yoktur.
  • Arıcılık, arazi varlığına bağlı bir iş kolu değildir. Bu özelliği ile herkes için bir istihdam, gelir ve sağlıklı beslenme aracı olma özelliğindedir.
  • Arı yetiştiriciliğinde sermaye başta olmak üzere, gerekli tüm ekipman ve canlı materyal yurt içinde temin edilmekte ve dışa bağımlılık bulunmamaktadır.
  • Arıcılık     faaliyeti   sonunda  ,  bal ,  balmumu ,   propolis  gibi  bozulmadan saklanabilen ve her piyasada değeri fiyattan satılabilen ürünler üretilir.
  • Bal arısı ,  bitkisel  üretimin  gerçekleşmesinde ve  sürekliliğinde  en önemli girdidir. Üründen ürüne, bölgeden bölgeye taşınabilen tek tozlaşma vektörüdür.
  • Türkiye’de    bugün   sanayileşme   ve  kentleşme  süreci  yaşanmakta ,  bir taraftan da nüfus artışı devam etmektedir. Tarım arazilerinde bölünmeler sürmekte, optimum işletme büyüklükleri sağlanamamaktadır. Üretim hala geleneksel tarım teknikleri ile sürdürülmektedir.  Kırsal kesimde yaşayanlar gelirden yeterince pay alamamakta, kırsaldan kentlere insan göçü erozyonu olmaktadır. Arıcılık, kırsal bölgelerden kentlere göçü önlemekte de sosyal bir görev üstlenmektedir.

Türkiye coğrafyası dikkate alındığında rakım hem batıdan doğuya, hem de kuzey-güney doğrultusunda iç kesimlere doğru artmaktadır. Anadolu’nun bu kendine özgü topografyası, bitkilerin farklı bölgelerde yılın değişik dönemlerinde çiçeklenmesine yol açarak ülkemizi arıcılık açısından uygun bir ekolojiye sahip kılmaktadır. Ülkemiz dünya ballı bitkiler florasının da 3/4 üne sahiptir.

DÜNYADA ARICILIĞIN DURUMU

Ülkelerin Koloni Varlıkları, Koloni Başına Verimleri, Km2 ye Düşen Koloni Sayıları

 

SIRA

NO

ÜLKE

KOLONİ

SAYISI(BİN)

KG/KOLONİ

KOLONİ/KM2

1

ÇİN

6 400

33

0.67

2

ETİYOPYA

5 200

6

4.72

3

TÜRKİYE

4 300

16

5.00

4

ARJANTİN

2 767

25

0.65

5

A.B.D.

2 600

34

0.26

6

TANZANYA

2 450

10

2.59

7

KENYA

2 450

10

4.22

8

MEKSİKA

2 000

27

1.02

9

ALMANYA

2 000

6

5.60

10

İSPANYA

1 700

16

3.37

11

POLONYA

1 500

6

4.80

12

ORTA AFRİKA CUM.

1 340

8

2.15

13

YUNANİSTAN

1 200

11

9.09

14

İRAN

1 180

7

0.72

15

FRANSA

1 115

25

2.02

         DÜNYA

52 510

21.5

 

 Ülkelerin Bal Üretim Miktarları.

 

SIRA

NO

ÜLKE

BAL

ÜRETİMİ (TON)

SIRA

NO

ÜLKE

BAL

ÜRETİMİ (TON)

1

ÇİN

211 791

9

ETİYOPYA

32 000

2

A.B.D.

97 270

10

KANADA

30 000

3

ARJANTİN

70 000

11

FRANSA

28 000

4

TÜRKİYE

67 000

12

İSPANYA

28 000

5

UKRAYNA

55 000

13

AVUSTRALYA

25 000

6

MEKSİKA

53 000

14

KENYA

24 500

7

HİNDİSTAN

51 000

15

TANZANYA

24 000

8

RUSYA

48 000

  DÜNYA

1 126 000

 

Tablolardan da anlaşılacağı gibi Türkiye koloni varlığı bakımından Çin ve Etiyopya’nın ardından 3. Sırada , Bal Üretimi açısından 4. Sırada yer almasına karşılık koloni başına verim bakımından 6. Sıraya inmektedir. İhracatta ise maalesef daha da gerilere düşmektedir. Dünya bal ihracatında ancak % 1’lik bir paya sahip durumdayız. Bu durum balımızı iyi değerlendiremediğimizi ortaya koymaktadır.

ÜLKEMİZ ARICILIĞININ MEVCUT DURUMU

Türkiye’de mevcut kovan sayıları, bal ve balmumu üretimlerinin son on yılına bir göz atıldığında eski tip kovan sayısının her geçen yıl belli oranlarda azaldığı, buna karşılık modern tip kovan sayısının giderek arttığı görülmektedir. Buna paralel olarak yine bal ve balmumu üretimlerinin de  artış gösterdiği görülmektedir (Tablo 3).

            Yıllar İtibari İle Türkiye’deki Kovan Sayıları, Bal ve Balmumu Üretim Miktarları

 

YIL

 

KOVAN SAYISI

BAL ÜRETİMİ

(TON)

BALMUMU

ÜRETİMİ (TON)

ESKİ TİP

MODERN TİP

1991

266 859

3 161 583

54 .655

2. 863

1992

250 656

3 289 672

60 .318

2. 916

1993

234 692

3 450 755

59 .207

3. 110

1994

219 236

3 567 352

54 .908

3. 353

1995

214 594

3 701 444

68 .620

3. 735

1996

207 140

3 747 578

62 .950

3. 235

1997

204 102

3 798 200

63 .319

3. 753

1998

193982

4.005.369

67.490

3. 324

1999

4.321.696

67.259

4. 073

2000

4.267.083

65.097

4.940

Kaynak: “Tarım İstatistikleri Özeti” T.C. Başbakanlık DİE 2001

 

Türkiye’nin her bölgesi arıcılık yapmaya uygun olup bu bölgeler iklim, flora,  arı populasyonları (eko tip) gibi değişik ekolojik yapıya sahiptir. Buna bağlı olarak arıcılık potansiyeli, koloni varlığı, bal ve balmumu üretimleri ile koloni başına ortalama bal verimleri Tablo 4’de gösterilmiştir.

 

Bölgelere Göre Koloni Varlığı, Bal Ve Balmumu Üretimi İle Koloni Başına Ortalama Bal Verimi

 

Bölgeler

Koloni Sayısı

(Adet)

Bal Üretimi

(Ton)

Balmumu Üretimi (Ton)

Ort. Bal Verimi

(Kg/Koloni)

Karadeniz

1.083.693

20.690

2.165

19,09

Ege

852.535

8.103

512

9,50

Doğu Anadolu

512.671

7.428

348

14,48

Akdeniz

730.113

11.833

698

16,20

İç Anadolu

518.754

8.375

515

16,14

Marmara

377.488

6.114

308

16,19

Güneydoğu An.

191.829

1.954

394

10,18

T Ü R K İ Y E

4.267.083

65.097

4.940

15,26

            Kaynak: Tarımsal Yapı ( Üretim, Fiyat, Değer)’i T.C. Başbakanlık DİE 2001

Tablodan da anlaşılacağı gibi Türkiye’de koloni başına ortalama bal verimi 15.26 kg’dır. Koloni sayısına göre yapılan değerlendirmede Karadeniz Bölgesi ve Ege Bölgesi ilk iki sırayı alırken Güneydoğu Anadolu Bölgesi son sırada yer almaktadır. Bal üretiminde ise Karadeniz Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi ilk üç sırada yer almaktadırlar. Koloni başına bal verimi açısından Karadeniz Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi Türkiye ortalamasının üzerindedir.

Genel olarak koloni başına bal veriminin düşük olmasının başlıca sebepleri:

  1. Üreticilerimizin teknik bilgi eksikliği,
  2. Arıcılarımızın ihtiyacı olan damızlık vasıfta ana arı üretiminin yetersizliği,

3. Arı hastalık, parazit ve zararlıları ile gereği gibi mücadele yapılamamasıdır

 

ARICILIĞIN EKONOMİYE KATKISI

 

Arıcılığın başta gelen ürünü bal ile (65.000 ton bal*8.000.000 TL= 520 Trilyon ) diğer ürünleri polen, balmumu, arı sütü gibi ürünlerle de en az 100 Trilyon ve ana arı, arılı kovan gibi canlı materyal ticareti ile 100 Trilyon olmak üzere milli ekonomiye katkısı toplam 720 Trilyon liradır.

Gelişmiş ülkelerdeki yapılan araştırmalar sonucu Arıcılığın Polinasyon yolu ile olan katkısı arı ürünlerinin gelirinin en az 10-12 katı olduğunun ortaya koymuştur. Buna göre Arıcılığın Türkiye ekonomisine 4-5 Katrilyon gibi önemli bir katkısı bulunmaktadır.

Öte yandan (40 bin aile* 5 kişi) 200 bin kişiye de istihdam sağlamaktadır.

Arı ürünleri bal,polen ve arı sütünün insan beslenmesinde ve insan sağlığındaki yeri ve önemi de tartışma götürmez bir gerçektir. Diğer arı ürünleri bal mumu, propolis, arı zehri de ilaç ve kozmetik sanayinde önemli hammadde kaynağıdır.

            Yıllar  İtibari  İle  Türkiye’nin Bal İthalat ve İhracat Miktarları

 

YILLAR

İHRACAT KG

İTHALAT KG

1996

5 423 189

328 662

1997

8 456 954

376 396

1998

5 611 302

462 276

1999

5 305 624

289 779

2000

3 514 864

1 175 845

2001

4 328 025

324 728

 

 

Yıllar  İtibari  İle  Türkiye’nin Bal İhraç Ettiği Ülkeler ve Miktarları

 

ÜLKE

1996

1997

1998

1999

2000

2001

ALMANYA

4085709

6414400

3877505

3228591

1806666

2072496

S.ARABIS.

872585

1267200

1068367

1154268

1129008

1537636

HOLLANDA

33904

66480

59603

86726

144349

255907

BELC.-LUKS.

29168

69664

30658

81866

52297

80381

A.B.D

4800

204

2776

3057

16134

70739

FRANSA

79416

167736

154475

129180

103314

69619

K.K.T.C.

31395

36168

110610

126405

71765

47288

 

Yıllar  İtibari  İle  Türkiye’nin Bal İthal Ettiği Ülkeler ve Miktarları

 

ÜLKE

1996

1997

1998

1999

2000

2001

MEKSIKA

0

91000

113960

161280

260680

141518

CIN H. CUM.

10080

0

0

0

0

40000

ALMANYA

94213

66375

29214

50815

36152

25461

S.ARABISTAN

17208

0

0

0

79826

1334

INGILTERE

0

0

0

0

0

915

AVUSTURYA

1685

3242

49307

2514

2811

504

DİĞER ULKELER

0

21047

23067

0

2400

114929

 

İhracat ve ithalat tabloları incelendiğinde de görüleceği gibi bal dış satımının büyük bir kısmı başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği Ülkelerinedir. Avrupa’nın dışında sadece S. Arabistan’a ciddi manada dış satımımız bulunmaktadır.

Tablolardan görülen ikinci bir önemli husus da dış satımımızın düştüğüdür. Bu düşüşün en büyük sebebi ballarımızda analiz sonucu naftalin ve antibiyotik kalıntılarının tespit edilmesidir. Ayrıca standart ambalajlı bal üretimimizin yetersiz oluşudur. Türkiye’nin bal tüketiminin % 90’ı yurtiçinde olmaktadır.

Standart, içeriği belli, analizi yapılmış bal ve arı ürünlerini dış satıma sunamadığımız içindir ki dış satımda ancak % 1’lik bir paya sahibiz.

Türkiye’nin bal dış alımı önemli ölçülerde değildir. Sınır ticareti ile giren ballarında kontrol altına alınmış olması sebebi ile arıcılarımız lehine gelişme olmuştur. 2002 yılında gerek üretimin yüksek olması gerekse fiyatların tatmin edici düzeyde oluşması nedeniyle üreticilerimizin yüzü gülmüştür. Bal ihracatımızın artırılabilmesi için gerekli tedbirlerin mutlaka alınması gerekmektedir.

 

            Arıcılığın Aile Ekonomisindeki Yeri

Arıcılık diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapılabilen ve kısa sürede kazanç sağlayan bir faaliyettir. Arıcılık yapmak için kapalı bir alan yapımına veya arazi satın alınmasına gerek yoktur. İyi planlandığı veya diğer arıcılarla işbirliği yapıldığı takdirde ikinci bir meslek olarak boş zamanlarda bile yapılabilir. Ayrıca aile fertlerinden herhangi birisinin kolaylıkla yapabileceği bir faaliyettir. Özellikle köylerde, değerlendirilemeyen işgücünün değerlendirilmesi mümkün kılınabilir. Bu şekliyle, aile ekonomisi için asıl veya ikincil bir gelir kaynağı olabilir.

Arıcılık yapmak için iki şey çok önemlidir. Birincisi bilgi, ikincisi ilgi. Yani arıcılık yapmak isteyen kişi arıcılık hakkında bilgi sahibi olacak ve arıcılığı iyi öğrenecek. Arıcılı öğrenilmeden, arıcılık yapılamaz. İkincisi de arı ile mutlaka ilgilenmek gereklidir. Sürekli takip etmek gereklidir. İlgilenmeden arıcılık yapılamaz. Çünkü arı, ömrü 35 gün gibi çok kısa olan bir varlıktır.

 

            Arıcılığın Tarım İşletmeleri ve Bitkisel Üretimdeki Yeri

Arıcılık tarla, bağ-bahçe ve hayvancılık gibi tarım işletmeleri içinde yan üretim dalı olarak yapılabilir. Bu yolla işletmenin kazancı artırılmış olur. Bunun yanında aslında, tarla ve bağ-bahçe ürünleri üreten işletmelerde bal arılarına ihtiyaç zaten vardır. Arılar bitkisel üretimde bitkilerin tohum ve meyve üretebilmeleri için ihtiyaç duydukları tozlaşmayı en iyi ve en etkin biçimde sağlayarak ürün miktarı ve kalitesinde çok büyük artışlara neden olurlar.

Sadece bu özellikleri ile bile tarım işletmelerinde arıcılığa yer verilebilir. Özellikle, etrafında zengin bitki örtüsü bulunan işletmelerde arıcılığa da yer verilmesi durumunda, hem arıcılık ürünleri sayesinde hem de bitkisel üretime etkisiyle işletmenin kazancını artırır.

 

            Arıcılığın Ülke Ekonomisindeki Yeri ve Önemi

Türkiye dünya ballı bitkiler florasının 3/4’üne sahiptir. Zengin florası, uygun ekolojisi ve koloni varlığı bakımından  büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir.

Arıcılık toprağa bağımlı bir tarım kolu olmadığı için topraksız ve az topraklı çiftçiler için tek başına bir geçim kaynağı olabilmektedir. Aynı zamanda en ucuz ve kolay istihdam oluşturan tek tarımsal faaliyettir.

Arıcılığın çevreye ve doğaya doğrudan veya dolaylı hiçbir zararlı etkisi yoktur. Hatta doğal denge için mutlak surette arılara ve dolayısıyla arıcılığa ihtiyaç vardır.

Bizde önemi henüz kavranamamış olmasına rağmen polen, propolis, balmumu, arı zehri, arı sütü gibi ürünler de bal dışında arıcılığın son derece değerli diğer ürünleri arasındadır. Ülkemizde 4 milyon adedi aşkın koloni bulunmaktadır ve ortalama 70 bin ton bal ve 3 800 ton balmumu  üretilmektedir. Arıcılığın arı ürünleriyle milli ekonomiye katkısı yaklaşık 300 Trilyon Lira civarındadır. Arıcılığın  polinasyon (tozlaşma) yolu ile ekonomiye katısı; diğer arıcılık ürünlerinin ekonomiye katkısının en az 10-12 katı olduğundan, 1,5–2 Katrilyon Lira civarındadır. Öte yandan 150 bin kişiye de istihdam imkanı sağlamaktadır.

Kaynak: Arıcılık Ders Notları

Yrd.Doç.Dr.M.Murat CENGİZ

Narman

OCAK-2008

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

Yorum Yapmayı Unutmayınız...

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir