Farmakolojiye Giriş Bölüm: 2 / Farmakoloji ve Toksikoloji

farmakoloji

Yeniden merhaba. Laborant ve veteriner sağlık bölümü farmakoloji ve toksikoloji dersine ait farmakoloji (yani ilaç bilimi)’nin 2. bölümü ile karşınızdayız. 1. bölümde ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri ve tarihçesinden bahsetmiştik. 1. bölümü tekrar okumak için BURAYA TIKLAYABİLRİSİNİZ.

2. bölümümüzde ise ilacın tanımını ve bitkisel, kimyasal durumunu inceleyeceğiz. Kolay gelsin.

İLAÇ

•Hastalıkların sağaltımında kullanılan maddelere ilaç adı verilir.

•“Hastalıkları sağaltmak, hafifletmek veya önlemek ya da tanı amacıyla veya fiziki ve cerrahi müdahaleleri kolaylaştırmak ya da fizyolojik olayları değiştirmek için vücuda uygulanan maddeler” olarak tanımlanabilir.

•Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization-WHO )’nun Tanımları:

•1966’da; alıcının faydasına olmak üzere fizyolojik sistem veya patolojik olayları değiştirmek ya da incelemek amacıyla kullanılan veya uygulama amacıyla hazırlanan herhangi bir madde

•1969’da; canlı vücuduna alındığında onun bir veya birden fazla görevini değiştirebilen herhangi bir madde olarak tanımlanmıştır.

(WHO Anayasası 22 Temmuz 1946 tarihinde 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştır)

•İlaç, drog (drogue) teriminden türemiştir;

•Drog ham ilaç, ilaç ilkel maddesidir.

•Drog hastalara verilmeden önce onların kolayca alabilecekleri ve kendilerinden beklenen yararı en iyi şekilde gösterebilecekleri çeşitli işlemlere (Farmasötik işlemler) tabi tutularak değişik şekillere (Farmasötik şekiller) sokulurlar.

Etiyotrop (radikal) ilaçlar ve etiyotrop etki(radikal etki):

• İlaçlar hastada sebebi ortadan kaldırarak tam bir iyileşme sağlayabilirler; bu şekilde etkiyen maddelere etiyotrop ilaçlar ve etkiye de etiyotrop etki adı verilir.

Semptomatik (palyatif) etki veya semptomatik (palyatif) sağaltım:

• Bazen ilaçlar hastada bazı belirtileri hafifletir veya ortadan kaldırırlar ama sebebe yönelik sağaltım sağlayamazlar; bu tür etkiye de semptomatik (Palyatif) etki veya semptomatik (palyatif) sağaltım adı verilir.

-başım ağrıyor-analjezik

-kolum kaşınıyor-antihistaminik

-midem yanıyor-antasit

İlaçların etkinlik bakımından iki özelliği vardır.

1.Seçici etki (Selective Drug Delivery): İlaç, ilgili hücre, doku veya organdaki belirli biyolojik olayları etkilerken diğer sistem veya kısımlara etki yapmayabilir.

2.Geçici etki (revesibl): İlaç uygulamasının durdurulmasını takiben etkisinin belli bir süre sonunda kendiliğinden kaybolmasını ifade eder.

3. Etkisi doza bağımlı olmalı: Doz artıkça ilacın etkiside artmalıdır.

İlaçların Kaynakları

1. Sentez yolu

2. Doğal kaynaklar

a. Bitkisel: Bitkilerin özsuyu,yaprak tohum kabuklarından elde edilir. Alkaloidler, Glikozidler, Yağlar, Tanenler, Saponinler, Reçineler, Balsamlar, Zamklar

b. Mikrobiyel :Antibiyotikler-Mantar ve bakteriler Penisilin G (Penicillicum notatum)

c. Hayvansal :Hormonlar Insülin,domuz veya sığır pankreasından.

d. Madensel Metal ve metalloidlerin tuzları.

A) Bitkisel:

• Bitkisel kaynaklı ilaç maddeleri bitkilerin kök, yumru, yaprak, tohum, meyve, kabuk, özsu vb kısımlarında bulunur.

• Ekstraksiyonu; sıkılması, damıtılması… saf halde elde edilir.

• Droglar toz, ekstre, masere, infüzyon şeklindeki galenik preparatlar halinde hazırlanarak da uygulanabilirler.

• Fiziko-kimyasal özelliklerine göre; Alkaloidler, glikozidler, yağlar, tanenler, reçineler, balsamlar, zamklar gibi alt gruplara ayrılırlar.

Alkaloidler

• Bitkilerde yaygın olarak bulunan ve asitlerle tuzlar şekillendirebilen azotlu bazlardır.

•Alkaloid ismi alkaliye benzer olmaları sebebiyle verilmiştir. Alkol ve organik çözücülerde iyi çözünürler, suda çözünmezler. •Bitkilerin özsuyunda tuzları şeklinde (malik asit, tartarik asit, okzalik asit, tannik asit, sitrik asit gibi asitlerle yaptıkları tuzları) bulunurlar.

•Alkaloid bitkilerin kök, kabuk, yaprak ve tohumlarında değişik miktarlarda bulunur. Genellikle beyaz, kristalize tozdur;

•Etkin maddenin sonuna -ine veya -ina (Latince) takısı getirilerek isimlendirilirler. Papaverin, Kafein, Veratrin, Nikotin, Arekolin, Kinin, kinidin, morfin, kodein, tebain, atropin, skopolamin hiyosiyamin

Glikozidler

• Bunlar hidroksil veya sülfidril grubu ihtiva eden maddelerin şekerlerle oluşturdukları maddelerdir.

• Kalp glikozidleri (Digitoksin, gitoksin, gitalin)

• Ada soğanı glikozidleri,

• Siyanogenetik glikozidler

Saponinler (Saponozitler)

•Bunlar glikozidlerin bir alt grubu olarak kabul edilirler; aglikonuna sapogenol adı verilir.

•Aglikona göre steroidal ve triterpenik saponinler diye ikiye ayrılabilirler.

•Suyla çalkalanınca dayanıklı köpük oluşturmaları ve alyuvarları parçalamaları en belirgin özellikleridir.

•Son derece zehirlidirler; bunlardan sapotoksin toksikolojik bakımdan önemlidir

Yağlar

•Bunlar uçucu olup olmadıklarına göre ikiye ayrılırlar.

•Bunlardan katı ve sıvı halde bulunabilen sabit yağlar yağ asitlerinin gliserinle yaptıkları esterlerdir.

•Uçucu yağlar ise aromatik veya eteral yağlar diye bilinirler.

Olea europea var.sativa (Zeytin yağı)

Sesamum indicum (Susam Yağı)

Arachis hypogaea (Yer Fıstığı yağı)

Prunus amygdalus var.dulcis (Badem Yağı)

Papaver somniferum (Haşhaş Yağı)

Ricinus mommunis (Hint Yağı)

Tanenler

•Yapılarında çok sayıda hidroksil grubu bulunan, molekül ağırlığı 500’ün üzerinde olan, azot içermeyen, mukozalar üzerinde büzüştürücü etkinlik gösteren ve bazıları glikozidik yapılı bileşiklerdir.

•Suda çözünür ve kolloid bir çözelti oluştururlar; aseton ve etilalkolde de iyi çözünürler.

•Tanenlerin çoğu gallik asit (trihidroksibenzoik asit) ve pirogallik asit (dihidroksibenzoik asit) türevidirler.

•En önemli özellikleri proteinleri, alkaloidler (atropin, kokain, morfin, nikotin hariç) ve metalleri (antimon, arsenik ve cıva hariç) çöktürmeleridir.

Zamklar

•Bunlar bitkilerin salgı ürünleri olup, kimyasal yönden polisakkarid yapılıdırlar.

•Suyla koyu-yapışkan maddeler şekillendirirler

•Arabistan zamkı (Gummı arabicum) ve kitre zamkı (tragacantha) galenik farmasi bakımından önemli olup, çözünmeyen maddeleri süspansiyon şeklinde tutmak ve sulu dispersiyon halindeki sıvı yağları sübyeleştirmek için kullanılırlar

Mumlar

•Bunlar asitlerin yüksek alkollerle yaptıkları esterlerdir; eczacılıkta merhem ve kremlerin hazırlanmasında kullanılırlar. •Mumların yapısında başlıca palmitik asit, stearik asit, serotik asit, melisik asit gibi yağ asitleri; setilalkol, stearilalkol, serilalkol, mirisilalkol gibi alkoller bulunur.

•Sarı balmumu (Cera flava), beyaz balmumu (Cera alba), spermaceti (Cetaceum), susuz lanolin (Adeps lanae anhydricus) başlıca örnekleridir.

Reçineler (Glukoreçineler)

•Bunlar sakız benzeri maddelerdir; uçucu yağların yükseltgenme veya polimerizasyon ürünüdürler.

•Suda çözünmemeleri ve ısıyla yumaklaşmaları en belirgin özellikleridir.

•Havada yükseltgendiklerinde renkleri koyulaşır.

•Reçineler bitkilerde tek başına bulunmazlar; ya bir uçucu yağ içerisinde erimiş halde (oleo-reçine diye bilinir) veya zamklarla birlikte (gom-reçine diye bilinir) bulunurlar.

•Tıpta kullanılan reçinelerin başlıcaları podofillin ve jalapa dır

Balsamlar

•Bunlar benzoik asit veya sinnamik asit ya da bunların türevlerini içeren oleo-reçinelerdir.

•Peru balsamı, tolu balsamı, sığala yağı ve kusma kesici olarak kullanılan aspidium başlıca örnekleridir. Müsilajlar

•Bunlar suyla şişerek-kıvamlı çözelti oluşturan maddelerdir;

•Yapıştırıcı özellikleri olmaması dışında zamklara benzerler.

•Zamklar gibi uronik asitlerle şekerli maddelerin kondenzasyon ürünüdürler.

•Müsilajlar hekimlikte daha ziyade ilaçların hazırlanmasında kullanılırlar.

b) Mikroorganizma kaynaklı ilaçlar

•Bazı mantar ve bakterilerden elde edilen antibiyotikler ile enzimler

•Antibiyotikler genellikle kimyasal yapılarına göre sınıflandırılırlar;

farmakolo

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir