KAN DAMARLARININ GENEL YAPISI – Dolaşım sis.

KAN DAMARLARININ GENEL YAPISI

Bir çok damar, bazı farklılıklar olmasına rağmen benzer özellikler gösterir ve farklı şekillerde sınıflandırılırlar.  Örneğin yüksek basınçlı damarların duvarları (subclavian arterler), düşük basınçta kan ileten damarlardan  (subclavian venler) daha kalındır. Arteriyel damarların çapları her dallanmada azalmasına rağmen venlerin çapları her katılımda artar. Kapiller ve venüller gibi küçük damarlarda duvar yapısı daha basitleşmesine rağmen duvarlarında 3 tabaka içerirler. Yapıları fizyolojik özellikleri ile uyumludur.  Düşük basınçla karşı karşıya kalan pulmoner arter duvarları, karotis veya renal arterler gibi yüksek basınçlı arter duvarlarına göre daha incedir.  Genel olarak arterlerin eşlik eden venlere göre duvarları daha kalın iken çapları daha küçüktür.  Ayrıca histolojik kesitlerde arterler yuvarlaktır ve lümenlerinde kan bulunmak. Sınıflandırmada kriter, damarın boyutu ya da doku bileşenidir. Damarlarda içten dışarı doğru 3 ana tabaka gözlenir.

1-Tunika intima

a-Endotel: Bazal lamina üzerine oturan  tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, tip II, IV, V kollajenleri, laminin, endotelin, nitrik oksit ve von Willebrans faktörüde sentezler ve salgılarlar.  Ayrıca  antiyotensin I’i anjiotensin II’ye çeviren anjiyotensin-converting enzim (ACE); bradikinin, serotonin, prostaglandinler, trombin ve norepinefrin gibi maddeleri inaktive eden membrana bağlı enzimlere de sahiptirler. Lipoproteinleri parçalayan lipoprotein lipaza da bağlanırlar.

b-Subendotelyal Tabaka:  Düz kas hücrelerini ve gevşek bağ dokusunu içerir.  Her ikisi de longitidünal düzenlenmiştir.

c-Membrana elastica interna: Elastik liflerin çok bulunduğu tabakadır.  Özellikle muskuler arterlerde iyi gelişmiştir. Elastinden oluşan bu tabaka daha derinlerde yer alan hücrelerin beslenebilmesi için besinlerin diffüzyonunu sağlayan pencerelidir.

2-Tunika media: Proteoglikan özellikte ve tip III kollajen içeren matrikste yer alan konsantrik düzenlenimli düz kas hücreleri, elastik lifler, elastik membranları içerir. Matriks ve fibröz elementler düz kas hücrelerince sentezlenir. Kapiller ve postkapiller venüllerde  tunika media bulunmaz. Bu küçük damarlarda media tabakası yerine perisitler bulunur. Daha geniş muskuler arterlerde ve büyük arterlerde media ve adventisya tabakası arasında daha ince yapılı membrana elastica externa bulunur.

3-Tunika adventisya: Fibroblastların, tip I kollajen liflerin ve uzunlamasına yerleşik elastik liflerin yoğun olduğu  ve organın bağ dokusu ile devamlılık gösteren tabakadır.

Kan Damarlarının beslenmesi: Tunika intima damardaki kanla beslenir. Büyük damarların kalınlığı ve muskularitesi damardaki kandan diffüzyonla beslenmeyi engeller. Tunika media ve adventisyanın derinlerdeki hücrelerin beslenmesi diffüzyonla zor olacağından beslenme, damar duvarına giren ve sık olarak dallanan  vaso vasorumlardan sağlanır. Bu damarın damarları  venlerde arterlerden daha fazladır ve intimaya kadar uzanabilir. Çünkü, venöz kan daha az oksijen ve besin içerirler. Lenfatik kapillerler venlerin medialarına penetre olabilmelerine karşın arterlerin sadece adventisyalarında bulunur.  Arter lümenine yakın olsalardı yüksek arteriyel basınçtan dolayı kollabe olabilirlerdi.

Kan Damarlarının İnnervasyonu: Duvarlarında düz kas taşıyan birçok damar OSS’ ye ait vasomotor sinir ağına ait miyelinsiz sempatik sinirlerle innerve edilir.  Bu postganglionik sempatik sinirler vasokonstrüksiyondan sorumludur. Sinirler nadiren tunika mediayaya girdiğinden, direkt olarak düz kas hücreleri ile sinapslaşmazlar.  Bunun yerine sinir uçlarından mediaya norepinefrin salınır ve yakındaki düz kaslar hücrelerini etkiler.  Bu impulslar gap junctionlar yoluyla tüm düz kas hücrelerine yayılır ve damar  çapı azaltılır. Arterler venlere göre vasomotor sinirlerden daha fazla yararlanır fakat venlerde  adventisyada  vasomotor sinir sonlanmaları içerirler.  İskelet kaslarını besleyen arterler parasempatik  kolinerjik sinirlerle de innerve edilir ve vasodilatasyon gerçekleşir.  Arterler duyu sinir sonlanmaları da alır.  Baroreseptörler, karotis sinüs ve aort kavsinde; kemoreseptörler karotis ve aort gövdesinde yer alır.

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

Yorum Yapmayı Unutmayınız...

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir